"Bababa Bebebe" başka türlü bir çocuk bakımı kitabı. Sosyalist yazar Ali Mert, oğlunun 365 gününü yazdı.
Sosyalist yazar Ali Mert’ten başka türlü bir ‘babalık rehberi’... Oğlunun 365 gününü yazdığı ‘Bababa Bebebe - Entelektüel babanın el (kol) kitabı’nda felsefe ve şiir de var, mama hazırlama teknikleri de...
Kitabı çocuğunuz dünyaya gelmeden önce mi tasarlamıştınız?
Çocuk dünyaya gelmeden önce yoktu böyle bir tasarım. “Madem başka bir şey yazdırmıyorsun, kitap bile okutmuyorsun, ben de senin kitabını yazarım” türünden bir hesaplaşma diyelim. Bu hesabı açmamda, 2009 Haziran’ında kaybettiğimiz çok yakın ağabeyim, şair Kemal Özer’in önemli katkısı oldu. Zamane veletlerinin ‘blogları’ var hep. Bizimkinin blog’una resim altı yazıları çiziktirirken, fark etti galiba bendeki ‘cevheri’. Yazılanların yaşananlarla yakınlaşmasına her zaman vurgu yapan bir yazar olarak, özetle “Bunu yaşıyorsan, bunu yaz” deyiverdi. Kabul ettik, gitti.
Evde bebek varken yazmanın, okumanın zorlaştığından söz ediyorsunuz. Gün gün yazabildiniz mi?
Günlük tutan bir yazarım. Gün gün gelişenler günlüğe güç bela da olsa kaydoldu. Sekizinci ayda başladım. 15’inci ay gibi şekle şemale geldi, ikinci yaşını kutladığımız gün bitiverdi. Pratikte zorluklar olmaz olur mu? Not alırken dahi kaleme vuruyor, kendileri yazmaya başlıyor keratalar. Bilgisayarda yazmaya başladığınızdaysa ‘yutuuup, yutuuuup’ diye bağırıp ‘kamyon yarışları’ ya da ona benzer bir şeyler izleme arzusundalar. Gıdım gıdım, kamyon yarışlarından fırsat kaldıkça yazıyorsunuz.
Çocuk bakımına dair kitaplara başvuran anne-babalardan mıydınız?
Eve haliyle o tür kitaplar da girmeye başladı. Kütüphanede yer bulmaları zor; Canetti’nin çocukluk anılarının yanına koysan durmuyor, küçükken okuduğun Steinbeck’lerin yanında da. Hem şunlarla maytap geçen, hem de hafiften taklit eden bir şeyler olabilir derken, oldu galiba!
Modern bebek bakımı, rehber kitaplar hep piyasaya dair şeylerdir ya. Sosyalist, devrimci, entelektüel erkeklerden ‘Cam rende kullanın’ gibi laflar duymaya alışık değiliz sanırım.
Cam rende işi mühim! Elmayı normal rendeden geçirirseniz, kurabiyeye gider o ancak. Mama kıvamı için cam rende olacak illa… Bu şekilde insanın rendeye bakış açısı değişiyor. Ancak insanları rendeleyip duran düzene karşı bakış açısı aynı: Ha cam rende, ha paslanmaz çelik rende…
Sizden ‘entelektüel baba adayları’ için öneri alalım son olarak.
Merak etmesinler, her şey geçecek. İkincisi, çok kaygılanmasınlar, eziyet ve eğlence, aşk ve öfke iç içe... Ve üçüncüsü, Malthus’un değerini yeterince bilememişiz sanki!
‘Gerekli marşları bilen bakıcı aranıyor!’
“(...) ıngilizce bilen bakıcı arıyorlar ilanlarda. Ülke, bebeklikten sömürgeleşebilsin diye herhalde: ‘Seçkin bir ailenin yanında, minik yavrularına dadılık yapacak, ıngilizce bilen, hijyene ve güvenliğe önem veren bakıcı aranmakta.’ Oh, ne âlâ. Nasıl ilan vereceğiz şimdi bunun yanına: Devrimci bir ailenin yanına, gerekli marşları bilen, ıslıkla çalabilen, temiz, dürüst, güvenilir bakıcı aranıyor sonuçta!”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder